33 farklı disiplinden uzman ve akademisyenlerin deprem gerçeğine bakış açılarını içeren “Risk Yönetimi Açısından Depreme Disiplinlerarası Bakış” adlı eser, İstinye Üniversitesinin 10. Yılı kapsamında İstinye Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlandı.
“Deprem ülkemizin bilinen ancak yeteri kadar iyi yönetilemediği için çok sayıda can ve mal kaybına yol açabilen bir afettir. Dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunan ülkemizde, geçmişte birçok yıkıcı deprem yaşandığı gibi, gelecekte de meydana gelebilecek depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrama riski her zaman mevcuttur. Yurdumuzun yüzde 92’sinin deprem kuşağında olduğu, nüfusumuzun yüzde 95’inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin ve barajlarımızın yüzde 93’ünün etkin deprem bölgelerinde bulunduğu yadsınamaz bir gerçektir. Afete dönüşen depremlerde unutulmalıdır ki ilk 72 saat altın saatlerdir. Aslında S dalgasının yüzeye ulaştığı, depremin şiddetini hissettiğimiz o ana kadar yapabileceğimiz çok şey vardır.
Bilgilenmek ve önceden hazırlıklı olmak, bilgimizi paylaşmak ve gücümüzü birleştirmek ilk 72 saatte birçok insanın hayatta kalmasını sağlayabilecektir. Sadece deprem değil sel, çığ, toprak kayması gibi diğer afet türleri de gerçekleşmektedir Ülkemizde. Bu afet türlerinin de etkileri olmakla birlikte bütün boyutları ile yıkıcı olması ve etkilerinin uzun süre devam etmesi nedeniyle elinizde tutuğunuz bu çalışmada deprem, disiplinler arası bir yaklaşımla ayrı bir inceleme konusu olarak ele alınmıştır.”
Prof. Dr. Erkan İbiş / Rektör
“Dünyanın öncü üniversitelerinden biri olma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürmekte olan İstinye Üniversitesi, İnsanlığı ve Ülkemizi yakından ilgilendiren konularda bilimsel araştırmalar yapmaya ve eserler üretmeye devam etmektedir.
Kuruluşunun 10’uncu yılını kutlayan Üniversitemiz, faaliyet alanını kapsayan çok sayıda politika belgesi ile çalışmalarına yön vermektedir.
Bu kapsamda;
- Araştırma politikası başlığı altında yer alan “Üniversitenin sağlıktan mühendisliğe, temel bilimlerden sosyal bilimlere kadar uzanan bilgi ve tecrübesiyle, bütünsel ve bütünleşik yaklaşımla katma değeri yüksek disiplinlerarası araştırma faaliyetleri geliştirmek ve yürütmek” amacı ile
- Toplumsal fayda başlığı altında yer alan “Yerel, ulusal ve küresel boyuttaki faaliyetlerle; eğitim-öğretim, araştırma-inovasyon ve teknoloji üretimi faaliyetleri süresince öğrenci ve mezunlarına toplumsal sorumluluk ve etik bilincini aşılamak, topluma yararı olan fikir ve projeler üretmek için farkındalık yaratmak” amacının birleştirildiği “Risk Yönetimi Açısından Depreme Disiplinler Arası Bakış” adlı önemli bir çalışma hazırlanmıştı
Konu hakkında ülkemizde çok sayıda akademik çalışma yapılmış olmakla birlikte farklı disiplinlerin görüşlerini ortaya koyarak deprem çalışmalarına bütüncül ve yeni bir bakış açısı getirmek amaçlanmıştır. İstinye Üniversitesi’nin 10. yaşını kutladığı bir dönemde ülkemizin önemli bir sorunun çözümüne bilimsel katkı sağlaması ve her zaman olduğu gibi rehber olunması topluma karşı bir sorumluluk olarak görülmüştür. Üniversitemizin farklı disiplinlerinden akademik, idari personel ve öğrencilerimizin katkı sağladığı bu çalışma 33 bölümden oluşmaktadır. Ayrıca bu çalışmaya üniversitemiz dışından da katkı sağlayan akademisyenler olmuştur.”
Prof. Dr. Fahri Erenel / Editör
Bilineni Yönetemeden Beklemek: Afet Geliyorum Demez. Unutma! Bir Düdük, Bir Lamba Bağlar Seni Hayata
2020 yılının başından beri Türkiye birçok afet türü ile karşı karşıya kalmıştır. Bilimsel çalışmalarda afet türleri, insan, doğa ve teknoloji odaklı olarak üçe ayrılmaktadır. Türkiye bu üç afet türünün örneklerini son yıllarda yaşamış ve yaşamaya da devam etmektedir. Çığ, heyelan, uçak kazası, deprem, sel, hortum, yıldırım düşmesi ve en önemlisi Covid-19 salgını başlıcaları olarak sayılabilir. Her afet sonrası can ve mal kayıplarının yaşanmaya devam ettiğini görmek hepimizi üzmekte ve derinden etkilemektedir.
Afet sonrası olay yerinde olmak, afetzedelere moral vermek, devletin yanlarında olduğunu göstermek ve yaraları sarmak açısından önem taşımaktadır. Devletin desteği, hayatın normale dönmesi yani iyileştirme aşamalarında da devam etmektedir.
Depremde konutları yıkılanlara geçici veya kalıcı konutlar yapmak devlet desteğinin örnekleri olarak sayılabilir.
Afet yönetiminin; Risk ve Zarar Azaltma, Hazırlık, Müdahale, İyileştirme olmak üzere dört aşaması bulunmaktadır. Planlamalar ve eylem planları bu aşamalar üzerinden gerçekleştirilir. Ülkemizde her aşama için çalışmalar sürdürülmekte, yoğun çabalar sarf edilmektedir. Bütün bu çalışmalara rağmen, yolunda gitmeyen veya yeterince öncelik verilmeyen hususlar var ki can ve mal kaybı yaşamaya devam ediyoruz.
Esasında eksikliklerimiz de yapılması gerekenler de biliniyor.
Kitaba Tam Erişim: https://acikerisim.istinye.edu.tr/items/fa8f47a6-8a63-40e2-958b-9fe64f365a99