Morphogrotesque: Doğa ile Algoritma Arasında Yeni Bir Meta-Doğa Önerisi




Belm’art Space, küratörlüğünü İpek Yeğinsü’nün üstlendiği “Yöntem Olarak Soyutlama: Bir Pratiğin Anatomisi” sergisi kapsamında Doç. Dr. Kerim Dündar’ın mekâna özgü yerleştirmesi Morphogrotesque’e ev sahipliği yaptı. Sergi, soyutlamayı yalnızca bir temsil biçimi değil, aynı zamanda düşünme ve üretim yöntemi olarak ele alan işler etrafında şekillendi. Bu bağlamda Morphogrotesque, doğa, algoritma ve form arasındaki ilişkiyi dijital çağın eşiğinde yeniden kuran düşünsel bir eksen olarak konumlandı.

150 × 450 cm ölçülerinde, 250 g pamuk gabardin tekstil üzerine baskı olarak üretilen Morphogrotesque, galeri mekânının niş mimarisiyle bütünleşen siyah-beyaz bir yüzey kurgusu yarattı. Zeminden duvara kesintisiz akan desen, hem halı hem duvar resmi hem de dijital bir manzara hissi vererek izleyiciyi fiziksel ile sanal arasında askıda bir deneyime davet etti. Doç. Dr. Kerim Dündar’ın pratiğinde doğa, salt görsel bir ilham kaynağı değil, “süreçsel bir zeka” olarak konumlandı.

Sanatçı için asıl mesele, doğayı taklit etmekten çok, onun nasıl işlediğini ve nasıl oluştuğunu anlamaktı. Formu nihai ve sabit bir sonuçtan ziyade, sürekli oluş halinde bir süreç olarak ele aldı; tasarımcıyı da biçimi doğrudan “yaratan” kişi olmaktan çıkarıp, onun ortaya çıkabileceği koşulları kuran bir özne olarak yeniden tanımladı. Morphogrotesque’te kullanılan algoritmik yöntemler, doğadaki kendiliğinden örgütlenme, tekrar ve kırılma süreçlerini hesaplamalı düzlemde yeniden kurguladı. Böylece ortaya çıkan yüzey, tasarlanmış bir kompozisyondan çok, belirli başlangıç koşulları altında gelişen dijital bir ekosistem gibi davrandı.

İpek Yeğinsü’nün küratöryel çerçevesi, soyutlamayı bir uzaklaştırma hareketi olmaktan çok, gerçekliğin farklı katmanlarını açığa çıkaran bir yöntem olarak ele aldı. Morphogrotesque, bu çerçeve içinde, doğa ile algoritma arasındaki sınırın belirsizleştiği bir aralıkta “yeni bir meta-doğa” fikrini gündeme getirdi. Çalışma, içkin karmaşıklığı yalnızca estetik bir etki olarak değil, varoluşun nasıl biçimlendiğine dair felsefi bir soru olarak ele aldı; izleyiciyi de bu sorunun parçası olmaya davet etti.



İstinye Post'u Google Haberler'de takip edin, gelişmeleri kaçırmayın.


Takip Et

Yapay zeka ile özetleyin

İlgili Okumalar

Ruhun ve Kitabın İmzası: Sanat ve Ekslibris

Sanat, insanlık tarihi boyunca insan ruhunun en güçlü ifade biçimlerinden biri olmuştur. İnsanoğlu, var olduğu günden beri duygularını, düşüncelerini, korkularını, umutlarını ve hayallerini anlatma…
20 May 2026

Bir Sanat Penceresi: Fotoğrafın İzinde

Sille Sanat Sarayı’nın gelenekselleşen “Fotoğrafın İzinde” programı, sanatseverleri çok özel bir konukla buluşturdu. Türkiye’nin önde gelen ekslibris sanatçısı Prof. Dr. Hasip Pektaş, sanat ve…
16 Ara 2025

Tarihten Çağdaş Sanata Uzanan Yol: Sanat, Işık, Hikaye

İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencileri, akademik rehberleri eşliğinde, görsel kültür ve sanat tarihi alanındaki ufuklarını genişleten kapsamlı bir sanat gezisine…
22 Eki 2025

“Devrimin Rengi”: Türk Resminin Şiirsel İzleri

Sergi, 2025-2026 Akademik Yılı Açılışı Kapsamında Sanatseverlerle Buluşuyor İstinye Üniversitesi yeni akademik yıla girerken, kültür-sanat alanında da yeni bir sayfa açıyor. Türk resim sanatının…
30 Eyl 2025

Tarihi Belgelerle “Türkiye’deki Amerika”

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) tarafından önümüzdeki hafta New York’taki Türk Evi’nde açılacak tarihsel dokümanter serginin ön gösterimi İstinye Üniversitesi’nde başladı. Serginin açılış kurdelesini İstanbul…
22 Eyl 2025